X
app icon
Fussilet Vakfı
İyilikte Yarışmak İçin
İNDİR

İsra Suresi Türkçe Meali

1. Kulunu geceleyin Mescid-i Haram’dan kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah, her türlü eksiklikten münezzehtir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

2. Mûsâ’ya kitabı verdik ve onu, “Benden başkasını vekil edinmeyin” diye, İsrailoğullarına bir rehber yaptık.

3. Ey kendilerini Nûh ile birlikte taşıdığımız kimselerin çocukları! Gerçek şu ki, o çok şükreden bir kuldu.

4. Biz, kitapta İsrailoğullarına şu hükmü verdik: “Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz.”

5. Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Bu, yerine gelmesi gereken bir vaad idi.

6. Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık.

7. İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz. İkinci bozgunculuğun zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye üzerinize yine düşmanlarınızı gönderdik.

8. Umulur ki Rabbiniz size merhamet eder. Eğer yine eski duruma dönerseniz, biz de döneriz. Biz cehennemi kâfirlere bir zindan yapmışızdır.

9. Şüphesiz ki bu Kur’an, insanları en doğru ve en sağlam yola iletir. Ve salih amel işleyen mü’minlere müjde verir ki, onlar için muhakkak büyük bir mükafat vardır.

10. Ahirete inanmayanlara da can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.

11. İnsan hayra dua eder gibi şerre dua eder. İnsan çok acelecidir.

12. Biz geceyi ve gündüzü iki âyet yaptık. Sonra gecenin âyetini silip gündüzün âyetini gösterici yaptık ki Rabbinizden bir lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. İşte biz her şeyi açıkça anlattık.

13. Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.

14. “Oku kitabını! Bugün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter” denilecektir.

15. Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur. Kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkar, başka bir günahkarın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.

16. Biz bir memleketi helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz.

17. Nûh’tan sonra da nice nesilleri helâk ettik. Kullarının günahlarını bilen ve gören olarak Rabbin yeterlidir.

18. Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekan yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.

19. Kim de mü’min olarak ahireti ister ve ona ulaşmak için gereği gibi çalışırsa, işte bunların çalışmalarının karşılığı verilir.

20. Rabbinin lütfundan her birine; onlara da, bunlara da veririz. Rabbinin lütfu yasaklanmış değildir.

21. Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık. Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür.

22. Allah ile birlikte başka bir ilâh edinme, yoksa kınanmış ve yalnızlığa itilmiş olarak kalırsın.

23. Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme, onları azarlama. Onlara tatlı ve güzel söz söyle.

24. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et.”

25. Rabbiniz, içinizde olanı en iyi bilendir. Eğer siz iyi kişiler olursanız, şunu bilin ki Allah tövbeye yönelenleri çok bağışlayandır.

26. Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.

27. Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir.

28. Eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti istemek için onlardan yüz çevirecek olursan, o zaman onlara yumuşak bir söz söyle.

29. Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.

30. Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.

31. Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.

32. Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.

33. Haklı bir sebep olmadıkça, Allah’ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.

34. Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz sorumluluktur.

35. Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın, doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı, sonuç bakımından daha güzeldir.

36. Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

37. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.

38. Bütün bu sayılanların kötü olanları, Rabbinin katında sevimsiz şeylerdir.

39. Bunlar, Rabbinin sana vahyettiği bazı hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilâh edinme. Sonra kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.

40. Rabbiniz erkek çocukları size seçip ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi? Gerçekten çok büyük bir söz söylüyorsunuz.

41. Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye gerçekleri bu Kur’an’da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.

42. De ki: “Eğer onların iddia ettiği gibi, Allah’la beraber ilahlar olsaydı, o zaman o ilahlar da Arş’ın sahibine ulaşmak için elbette bir yol ararlardı.”

43. Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir.

44. Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tespih ederler. Her şey O’nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halimdir çok bağışlayandır.

45. Kur’an okuduğunda, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

46. Kur’an’ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur’an’da Rabbini bir olarak andığın zaman arkalarına dönüp nefretle kaçarlar.

47. Onların seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurlarken de, o zalimlerin, “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediklerini çok iyi biliyoruz.

48. Bak, senin için ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık yolu bulamazlar.

49. Dediler ki: “Biz bir yığın kemik, bir yığın kırıntı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?”

50. De ki: “İster taş olun ister demir!”

51. “Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkansız olan başka bir varlık olun.” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bunun üzerine başlarını sana sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!”

52. Sizi çağıracağı gün onu hamdederek çağrısına derhal uyacaksınız ve pek az bir süre kaldığınızı sanacaksınız.

53. Kullarıma söyle: En güzel sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır.

54. Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.

55. Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud’a da Zebur’u verdik.

56. De ki: “Onu bırakıp da ilâh diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler.”

57. Onların yalvardıkları bu varlıklar, “Hangimiz daha yakın olacağız” diye Rablerine vesile ararlar. O’nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.

58. Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helâk edeceğiz ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, kitapta yazılmış bulunuyor.

59. Bizi, mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. Semûd kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.

60. Hani sana, “Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır” demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur’an’da lânetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onların büyük azgınlıklarını artırdı.

61. Hani meleklere, “Âdem’e secde edin” demiştik, onlar da secde etmişlerdi. Yalnız İblis secde etmemiş, “Hiç ben, çamur hâlinde yarattığın kimse için secde eder miyim?” demişti.

62. Yine demişti ki: “Benden üstün tuttuğun kişi bu mu? Andolsun eğer beni kıyamete kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, kontrolüm altına alacağım.”

63. Allah, şöyle dedi: “Çekil, git. Onlardan kim sana uyarsa, kuşkusuz cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır.”

64. “Onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yaygarayı kopar. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun. Hâlbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaad etmez.

65. Şüphesiz, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!

66. Rabbiniz, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütendir. Şüphesiz O, size karşı çok merhametlidir.

67. Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.

68. Peki, karada sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden, yahut üzerinize taşlar savuran bir kasırga göndermeyeceğinden emin mi oldunuz?  Sonra kendinize bir vekil bulamazsınız.

69. Yahut sizi tekrar denize döndürüp üstünüze kasıp kavuran bir fırtına yollayarak nankörlüğünüz sebebiyle sizi boğmayacağından emin mi oldunuz? Sonra bize karşı size arka çıkacak hiç bir yardımcı bulamazsınız.

70. Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.

71. O gün bütün insanları önderleriyle birlikte çağırırız. Kimin kitabı sağından verilirse, işte onlar kitaplarını okur ve kıl kadar olsun, haksızlığa uğratılmazlar.

72. Kim bu dünyada körlük ettiyse, ahirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır.

73. Onlar, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı uydurman için az kalsın seni ondan şaşırtacaklardı. İşte o zaman seni dost edinirlerdi.

74. Eğer biz sana sebat vermiş olmasaydık, az kalsın onlara biraz meyledecektin.

75. İşte o zaman sana, hayatın da ölümün de katmerli acılarını tattırırdık. Sonra bize karşı kendine hiçbir yardımcı bulamazdın.

76. Seni o yerden sürüp çıkarmak için neredeyse seni sıkıştıracaklardı. Bunu yapabilselerdi, senin ardından orada pek az kalırlardı.

77. Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimiz hakkındaki kanun böyledir. Bizim kanunumuzda hiçbir değişme bulamazsın.

78. Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığı bastırıncaya kadar namaz kıl. Birde sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

79. Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud’a ulaştırsın.

80. De ki: “Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi, çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.”

81. De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Zaten batıl, yok olmaya mahkumdur.”

82. Biz Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur’an, ancak zararını artırır.

83. İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.

84. De ki: “Herkes kendi yapısına uygun işler görür. Rabbiniz, en doğru yolda olanı daha iyi bilir.”

85. Sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir.”

86. Andolsun, dileseydik biz sana vahyettiğimizi tamamen ortadan kaldırırdık; sonra bu konuda bize karşı kendine hiçbir yardımcı da bulamazdın.

87. Ancak Rabbinden bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O’nun sana olan lütfu büyüktür.

88. De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile yine onun benzerini getiremezler.”

89. Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler.

90. Dediler ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça sana asla inanmayız.”

91. “Yahut senin hurmalardan ve üzümlerden oluşan bir bahçen olmalı, aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar fışkırtmalısın.”

92. “Yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmelisin, yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmelisin.”

93. “Yahut altından bir evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim.”

94. İnsanlara hidayet geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, “Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?” demeleri engel olmuştur.

95. De ki: “Eğer yeryüzünde, yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik.”

96. De ki: “Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir.”

97. Allah, kimi doğru yola iletirse, işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O’nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız.

98. Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ettiler ve “Biz bir yığın kemik, bir yığın kırıntı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?” dediler.

99. Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah’ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkârda direttiler.

100. De ki: “Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir.”

101. Andolsun, biz Mûsâ’ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor. Hani Mûsâ onlara gelmiş; Firavun da ona, “Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Mûsâ!” demişti.

102. Mûsâ ise, “İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey Firavun, ben de seni kesinlikle helâk olmuş bir kişi olarak görüyorum” demişti.

103. Bunun üzerine Firavun o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.

104. Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: “Bu topraklarda oturun, ahiret vaadi gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”

105. Biz onu hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

106. Biz Kur’an’ı, insanlara dura dura okuyasın diye âyet âyet ayırdık ve onu azar azar indirdik.

107. De ki: “Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur’an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.”

108. “Rabbimizin şanı yücedir. Rabbimizin vaadi mutlaka gerçekleşecektir” derler.

109. Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. Bu da onların derin saygısını artırır.

110. De ki: “İster Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Nasıl çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut.

111. “Hamd, çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan, zillet ve acizliğin gerektirdiği bir yardımcıya ihtiyacı bulunmayan Allah’a mahsustur” de ve O’nu tekbir ile yücelt.

Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesine İlişkin Aydınlatma Metni

1. Veri Sorumlusu

Kişisel Verilerin İşlenmesine Yönelik Aydınlatma Metni (“Aydınlatma Metni”) ile Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı (“Vakıf”) olarak, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) uyarınca, Veri Sorumlusu sıfatıyla, sizi KVKK kapsamındaki aydınlatma yükümlülüğümüz çerçevesinde bilgilendirmek isteriz.

KVKK Kapsamında kişisel veri kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi (“Kişisel Veri”) ve bunun bir özel türü olan özel nitelikli kişisel veri ise, ırk, etnik köken, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançlar, kılık ve kıyafet, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlık, cinsel hayat, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri (“Özel Nitelikli Kişisel Veri”) ifade eder. Bu kapsamda Kişisel Veri tanımı Özel Nitelikli Kişisel Verilerinizi de kapsamaktadır.

İşbu metin çerçevesinde Vakıf’dan hiçbir maddi kazanç amacı gütmeden etkinlik ve destek (iletişim, kaynak, ofis, proje) alanlarında yardımda bulunan kişiler gönüllülerimiz olarak değerlendirilmektedir ve bu metinle gönüllülerimizi ve gönüllü adaylarımızı aydınlatmayı amaçlamaktayız.

2. Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve İşlemenin Hukuki Sebepleri

Kişisel verileriniz, Vakıf’la ile yaptığınız işlemlerle bağlantılı olarak ve aşağıda Bölüm 4’te belirtilen amaç ve kapsamda, otomatik veya otomatik olmayan yollarla, sözlü, yazılı veya elektronik şekilde ve aşağıdaki yöntemler vasıtasıyla toplanmaktadır.

  1. Vakıf’ın, kamusal alanlar ve diğer ortamlarda açmış olduğu stantlarda kurulan iletişim,
  2. Vakıf resmi internet sitesi üzerinden online olarak yapmış olduğunuz başvurular,
  3. İnternet sitesi ziyaretleriniz, sizi tanımak için kullanılan çerezler,
  4. Sosyal medya kanalları, Youtube, Google, vb. arama motorlarının kullanımı,
  5. Tarafınızca doldurulan gönüllü adayı bilgi formu ve/veya gönüllü taahhütnamesi

Kişisel Verileriniz işlenmesine ilişkin hukuki sebepler aşağıdaki gibidir:

  1. Açık rızanızın bulunması,
  2. Kanunlarda açıkça öngörülmesi,
  3. Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla ilgili olarak kişisel veri işlenmesi,
  4. İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması,
  5. Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması, ve
  6. Sizlerin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, meşru menfaatlerimiz için zorunlu olması.

Özel Nitelikli Kişisel Verileriniz bakımından işlemeye ilişkin hukuki sebep, açık rızanızın mevcut olmasıdır.

3. Toplanan Bilgiler

Sizden topladığımız kişisel veriler (adınız, soyadınız, T.C. kimlik numaranız, iletişim bilgileriniz, çalışma ve eğitim hayatı bilgileriniz, medeni durum bilgileriniz dahil olmak üzere ancak bunlarla sınırlı olmaksızın), aşağıda Bölüm 4'te belirtilen işleme amaçlarımızla orantılıdır.

4. Kişisel Verilerin Hangi Amaçla İşleneceği

Kişisel Verileriniz aşağıdaki amaçlar dahilinde açık rızanıza binaen veya hukuken izin verilen diğer hallerde Vakıf tarafından işlenmektedir:

  1. Vakfın faaliyetleri hakkında bilgi vermek
  2. Vakfın tanıtımı ve eğitim amacıyla vakfa davetinizi yapmak
  3. Üstleneceğiniz görevlerin düzenlenmesi ve görevlere ilişkin bilgilendirme yapmak
  4. Eğitim hizmetleri dışında vereceğiniz gönüllülük faaliyetlerine ilişkin değerlendirme yapmak
  5. Boş iş pozisyonları veya vakıf faaliyetlerini duyurabilmek
  6. Vakfın faaliyetleri çerçevesinde konaklamanızı ve emniyetinizi sağlamak
  7. Sosyal medyada gönüllü hikayelerini paylaşmak
  8. Yasal yükümlülüklerin ve idari yetkili kurumların taleplerinin yerine getirilmesi amaçlı kayıtları tutmak
  9. Sizleri yeterlilik ve güvenlik açısından değerlendirebilmek
  10. Vakıf’ın toplum üzerinde yaratmış olduğu sosyal etkiyi ölçebilmek

5. Kişisel Verilerin Kimlere ve Hangi Amaçla Aktarılabileceği

Vakıf, Kişisel Verilerinizi, açık rızanıza binaen veya hukuken izin verilen diğer hallerde (ve Madde 4’te belirtilen amaçlar çerçevesinde) yurtiçinde ve yurtdışında bulunan depolama, arşivleme, bilişim teknolojileri desteği (hosting, bulut bilişim, e- posta ve diğer) veren kuruluşlar, işbirliği yapılan ve/veya hizmet alınan sigorta ve konaklama şirketleri, hukuk ve benzeri alanlarda destek alınan danışmanlık firmaları ve Vakıf’ın faaliyetleri ile ilgili sair alanlarda destek üçüncü kişilere (SMS ve e-posta gönderimi, CRM sistem desteği vb.) ve belirlenen amaçlarla aktarımın gerekli olduğu diğer üçüncü kişilere, iş ortaklarımıza ve yetkili kurum ve kuruluşlara (yurt içinde veya yurtdışına) aktarılabilmektedir ve/veya erişme açabilmektedir.

6. Kişisel Veri Sahibinin KVKK Madde 11 Kapsamındaki Hakları

Kişisel veri sahibi olarak dilediğiniz zaman KVKK’nın 11. Maddesi uyarınca aşağıda belirtilen haklarınızı veri sorumlusu olan Vakıf’dan talep edebilirsiniz.

Bu kapsamda sahip olduğunuz haklar aşağıdaki şekildedir:

  1. Kişisel verilerin işlenip işlenmediğini öğrenme,
  2. Kişisel veriler işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
  3. Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
  4. Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
  5. Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu çerçevede yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini talep etme,
  6. KVKK’ya ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca bu verilerin 30 (otuz) gün içerisinde silinmesini, yok edilmesini veya anonim hale getirilmesini ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
  7. İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
  8. Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğranması hâlinde zararın giderilmesini talep etme.

Yukarıda belirtilen talepler yazılı olarak veya Kişisel Verileri Koruma Kurulu (‘’Kurul’’) tarafından belirlenecek diğer yöntemlerle veri sorumlusu olarak Vakıf’a iletilecektir.

Bu kapsamda, yukarıdaki haklarınıza ilişkin talebinizi aşağıda verilen ve zaman zaman değişebilecek olan e-posta adresimize, kayıtlı elektronik posta (KEP) adresiniz vasıtasıyla, güvenli elektronik imzalı, mobil imzalı ya da tarafınızca Vakfa daha önce bildirilen ve Vakfın sisteminde kayıtlı bulunan elektronik posta adresinizi kullanmak suretiyle (kimliğinizi tespit edici belgeleri ekleyerek) veya yine aşağıda yer alan ve zaman zaman değişebilecek olan posta adresimize kimliğinizi tespit edici belgeler ile ıslak imzalı bir dilekçe ile elden teslim edebilir ya da noter aracılığıyla gönderebilirsiniz.

Kişisel veri sahibi olarak sahip olduğunuz ve yukarıda belirtilen haklarınızı kullanmak için yapacağınız ve kullanmayı talep ettiğiniz hakka ilişkin açıklamaları içeren başvuruda; talep ettiğiniz hususun açık ve anlaşılır olması, talep ettiğiniz konunun şahsınız ile ilgili olması veya başkası adına hareket ediyorsanız bu konuda özel olarak yetkili olmanız ve bu yetkinin belgelendirilmesi, başvurunun kimlik ve adres bilgilerinizi içermesi gerekmektedir.

Vakıf başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde (bir maliyeti olmaması halinde) ücretsiz olarak sonuçlandırır. Ancak, işlemin ayrıca bir maliyeti gerektirmesi hâlinde, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenecek olan tarifedeki ücret alınabilir. Başvurulara verilecek cevapların 10 (on) sayfayı aşması halinde, her sayfa için 1,00 (bir)TL işlem ücreti alınacaktır. Cevabın CD, flash bellek gibi kayıt ortamında verilmesinin istenmesi halinde, istenen kayıt ortamının maliyetine göre ücret talep edilecektir.

Veri Sorumlusu : Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı
Posta adresi : Merkez Mah. Firuze Sok. S-Blok No:5 Kat:4 D:79 PK:34406 Dap Vadisi, Kağıthane / İstanbul
E-posta adresi : info@fussiletvakfi.org

Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı Lighting Text Regarding Protection and Processing of Personal Data

1. Data Responsible

In the capacity of Data Responsible, in accordance with the Law No. 6698 on the Protection of Personal Data (“PPD”) as the Lighting Text for the Processing of Personal Data (“The Text of Lighting”) and the Fussilet Kura’anı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı (“Foundation”). We would like to inform you within the framework of our lighting obligation under the PPD.

If the personal data identity within the scope of PPD is any personal information (“Personal Data”) that is specific or identifiable, and if it is a special type of personal quality, race, ethnicity, political thought, philosophical belief, religion, sect or other beliefs, It refers to data on disguise and clothing, association, foundation or union membership, health, sexual life, criminal conviction and security measures, as well as biometric and genetic data (“Special Qualified Personal Data”). In this context, the definition of Personal Data includes your Personal Data with Special Qualifications.

Within the context of this text, people who provide assistance in the fields of activity and support (communication, resource, office, project) without any financial gain are considered as our volunteers and we aim to enlighten our volunteers and candidates with this text.

2. Collection Method of Personal Data and Legal Reasons for Processing

Your personal data is collected in connection with your transactions with the foundation and in the purpose and scope specified in section 4 below, either automatically or non-automatically, verbally, in writing or electronically, and by the following methods.

  1. The communication established at the stands opened by the foundation in public spaces and other environments,
  2. Applications you have made online through the official website of the foundation,
  3. Your website visits, cookies used to recognize you,
  4. Social media channels, Youtube, Google, etc. use of search engines,
  5. Volunteer candidate information form and / or voluntary commitment completed by you.

Legal reasons for processing your Personal Data are as follows:

  1. You have clear consent,
  2. To be clearly prescribed in laws,
  3. Processing personal data related to the establishment or performance of a contract,
  4. The person concerned has been made public by himself,
  5. Data processing is mandatory for the establishment, use or protection of a right,
  6. It is mandatory for our legitimate interests, provided that it does not harm your fundamental rights and freedoms.

The legal reason for processing in terms of your Special Qualified Personal Data is that your express consent exists.

3. Information Collected

The personal data we collect from you (including but not limited to your name, surname, T.R. ID number, contact information, work and education information, marital status information) is proportional to our processing purposes set out in section 4 below.

4. For What Purpose The Personal Data Will Be Processed

Your Personal Data is processed by the foundation for your explicit consent, or in other cases permitted by law, for the following purposes:

  1. To give information about the activities of the foundation,
  2. To make your invitation to the foundation for the purpose of promotion and education,
  3. Organizing the tasks you will undertake and giving information about the tasks,
  4. To evaluate the volunteering activities that you will provide outside of education services.
  5. Announcing vacant job positions or foundation activities,
  6. To ensure your accommodation and safety within the framework of the foundation’s activities,
  7. Sharing volunteer stories on social media,
  8. Keeping records to fulfill legal obligations and demands of administrative authorities,
  9. To evaluate you in terms of competence and security.
  10. To measure the social impact of the foundation on society.

5. To Whom and For What Purpose The Personal Data Can Be Transferred

Organizations that provide storage, archiving, information technology support (hosting, cloud computing, e-mail and other) at home and abroad, in accordance with your explicit consent or other legally permitted (and within the framework of the objectives stated in Article 4), Support to third parties (SMS and e-mail sending, CRM system support, etc.) and transfer for the specified purposes, in cooperation with the insurance and accommodation companies, consultancy firms in law and similar areas, and other areas related to the activities of the foundation. It can be transferred to other third parties, business partners and authorized institutions and organizations (at home or abroad) and or open access.

6. Rights of Personal Data Owner Under Article 11 of PPD

As a personal data owner, you can request your rights stated below from the foundation, which is the data controller, in accordance with Article 11 of PPD.

The rights you have in this context are as follows;

  1. Learning whether personal data is processed or not,
  2. Requesting information about this if personal data has been processed,
  3. Learning the purpose of processing personal data and whether it is used in accordance with its purpose,
  4. To know the third parties to whom personal data are transferred domestically or abroad,
  5. In the event that personal data are incomplete or incorrectly processed, to request their correction and to request notification of the transaction made within this framework to third parties to whom personal data is transferred,
  6. In accordance with the provisions of the Regulation on the Deletion, Destruction or Anonymization of Personal Data in the event that the reasons requiring its processing are eliminated, although it has been processed in accordance with PPD and other relevant legal provisions, this data will be deleted, destroyed or anonymous within 30 (thirty) days. Requesting that the transaction made in this context be notified to the third parties to whom the personal data is transferred,
  7. To object to the emergence of a result against the person by analyzing the processed data exclusively through automated systems,
  8. Requesting the removal of the damage in case the personal data is damaged due to illegal processing of the data.

The above-mentioned requests will be forwarded to the foundation in writing or as a data controller by other methods to be determined by the Personal Data Protection Board (”Board”).

In this context, you can use your e-mail address with your secure e-mail, mobile signature, or previously notified to the foundation and registered in the system of the foundation through our registered e-mail address, which you may change from time to time, your request regarding your above rights. You can deliver it by hand (by adding documents that identify you) or by handing it with a wet signed petition to our postal address below, which may change from time to time, or send it through a notary.

In the application containing explanations about the right that you have as a personal data owner and that you have made and requested to use your rights mentioned above; If the subject you are requesting is clear and understandable, the subject you are requesting is related to your person or if you are acting on behalf of someone else, you must be specially authorized in this regard and this authorization must be documented and the application must include your identity and address information.

The foundation concludes the requests in the application, free of charge, as soon as possible and within thirty days at the latest (if there is no cost). However, if the transaction requires a separate cost, the fee in the tariff to be determined by the Personal Data Protection Board may be charged. If the answers to the applications exceed 10 (ten) pages, a transaction fee of 1.00 (one) TL will be charged for each page. If the answer is requested on the recording medium such as CD and flash memory, a fee will be charged according to the cost of the desired recording medium.

Data Responsible : Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı
Post Address : Merkez Dist. Firuze Str. S-Block No:5 Flo:4th Apt: 79 P.C: 34406 Dap Vadisi, Kagithane / Istanbul
E-Mail address : info@fussiletvakfi.org

>