X
app icon
Fussilet Vakfı
İyilikte Yarışmak İçin
İNDİR

Yusuf Suresi Türkçe Meali

1. Elif, Lâm, Râ. Bunlar, apaçık kitabın âyetleridir.

2. Biz onu, anlayasınız diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik.

3. Sana bu Kur’an’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.

4. Hani Yûsuf, babasına demişti ki: “Babacığım! Gerçekten ben on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana secde ediyorlardı.”

5. Babası, şöyle dedi: “Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.”

6. “İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana olayların yorumunu öğretecek, hem senin hem Yâkup soyunun üzerinde nimetini tamamlayacaktır. Tıpkı bundan önce ataların İbrahim ve İshak üzerine o nimeti tamamladığı gibi. Şüphesiz Rabbin bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

7. Andolsun, Yûsuf ve kardeşlerinde soranlar için ibretler vardır.

8. Kardeşleri dediler ki: “Yûsuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir. Oysa biz güçlü bir topluluğuz. Doğrusu babamız açık bir yanılgı içindedir.”

9. “Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere atın ki babanızın yüzü yalnız size kalsın. Ondan sonra salih kimseler olursunuz.”

10. Onlardan bir sözcü, “Yûsuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın ki geçen kervanlardan biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın” dedi.

11. Babalarına şöyle dediler: “Ey babamız! Yûsuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Hâlbuki biz onun iyiliğini isteyen kişileriz.”

12. “Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın. Şüphesiz biz onu koruruz.”

13. “Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.”

14. Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler.

15. Onu götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman, biz de ona, “Andolsun, farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik.

16. Akşam olunca ağlayarak babalarına geldiler.

17. “Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. Bir de baktık ki, onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın” dediler.

18. Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yâkup dedi ki: “Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınız karşısında yardım edecek olan da, ancak Allah’tır.”

19. Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.

20. Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.

21. Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere yerleştirdik ve ona olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

22. Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.

23. Evinde bulunduğu kadın ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler” dedi.

24. Andolsun, kadın ona istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş kullarımızdandı.

25. İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yûsuf’un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar. Kadın dedi ki: “Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya can yakıcı bir azaptır.”

26. Yûsuf, “O, benden arzusunu elde etmek istedi” dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: “Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, o yalancılardandır.”

27. “Eğer gömleği arkadan yırtılmışsa, kadın yalan söylemiştir. O ise, doğru söyleyenlerdendir.”

28. Kadının kocası Yûsuf’un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce, dedi ki: “Şüphesiz bu, siz kadınların tuzağıdır. Şüphesiz sizin tuzağınız çok büyüktür.”

29. “Ey Yûsuf! Sen bundan sakın kimseye bahsetme. Ey Kadın! Sen de günahının bağışlanmasını dile. Çünkü sen günah işleyenlerdensin.”

30. Şehirde birtakım kadınlar, “Aziz’in karısı, delikanlısından murad almak istemiş. Ona olan aşkı yüreğine işlemiş. Şüphesiz biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz” dediler.

31. Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. Onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yûsuf’a, “Çık karşılarına” dedi. Kadınlar Yûsuf’u görünce, onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler. “Haşa! Allah için, bu bir insan değil, ancak şerefli bir melektir” dediler.

32. Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: “İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı bundan kaçındı. Andolsun, eğer emrettiğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacak.”

33. Yûsuf, “Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum” dedi.

34. Rabbi, onun duasını kabul etti ve kadınların tuzaklarını ondan uzaklaştırdı. Şüphesiz O, işitendir, bilendir.

35. Sonra onlar, Yûsuf’un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra, yine de mutlaka onu bir süre zindana atmayı uygun buldular.

36. Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi. Diğeri, “Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz” dedi.

37. Yûsuf dedi ki: “Sizin yiyeceğiniz yemek size gelmeden önce, onun ne olduğunu bildiririm. Bu, bana Rabbimin öğrettiklerindendir. Ben, Allah’a inanmayan bir milletin dinini bıraktım. Onlar ahireti inkâr edenlerin ta kendileridir.”

38. “Atalarım İbrahim, İshak ve Yâkup’un dinine uydum. Bizim, Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmamız söz konusu olamaz. Bu, bize ve insanlara Allah’ın bir lütfudur. Fakat insanların çoğu şükretmezler.”

39. “Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı ilahlar mı daha iyidir, yoksa her şeyi kudretine boyun eğdiren tek bir Allah mı?”

40. “Siz Allah’ı bırakıp sadece sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlere tapıyorsunuz. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Hüküm yalnız Allah’ındır. O size, kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”

41. “Ey zindan arkadaşlarım! Biriniz efendisine şarap sunacak, diğeri ise asılacak ve kuşlar başından yiyecektir. Yorumunu sorduğunuz iş böylece kesinleşmiştir.”

42. Yûsuf, onlardan kurtulacağını düşündüğü kişiye, “Efendinin yanında beni an”, dedi. Fakat şeytan onu efendisine hatırlatmayı unutturdu da bu yüzden o, birkaç yıl daha zindanda kaldı.

43. Kral, “Ben rüyamda yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini, ayrıca yedi yeşil başak ve yedi de kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Rüyamı bana yorumlayın, eğer rüya yorumluyorsanız” dedi.

44. Dediler ki: “Bunlar karma karışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilmiyoruz.”

45. Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zamandan sonra hatırladı ve ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni gönderin” dedi.

46. “Yûsuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında bize yorum yap. Ümit ederim ki senin yorumunla insanlara dönerim de onlar da bilirler” dedi.

47. Yûsuf dedi ki: “Yedi yıl boyunca her zamanki gibi ekin ekeceksiniz. Sonra yiyeceğiniz az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında bırakın.”

48. “Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek.”

49. “Sonra bunun ardından insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. O zaman meyve sıkıp, hayvan sağacaklar.”

50. Kral, “Onu bana getirin” dedi. Elçi, Yûsuf’a gelince, Yûsuf dedi ki: “Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir.”

51. Kral, kadınlara, “Yûsuf’tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?” dedi. Kadınlar, “Haşa! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz” dediler. Aziz’in karısı ise, “Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yûsuf doğru söyleyenlerdendir” dedi.

52. Yûsuf, “Benim böyle yapmam, Aziz’in; yokluğunda, benim kendisine hainlik etmediğimi ve Allah’ın, hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindi” dedi.

53. “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis daima kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi.

54. Kral, “Onu bana getirin, onu özel olarak yanıma alayım” dedi. Onunla konuşunca dedi ki: “Şüphesiz bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir bir kişisin.”

55. Yûsuf, “Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim” dedi.

56. Böylece Yûsuf’a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükafatını zayi etmeyiz.

57. Elbette ki, ahiret mükafatı, inananlar ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır.

58. Nihayet Yûsuf ‘un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yûsuf onları tanıdı, onlar ise Yûsuf’u tanımıyorlardı.

59. Yûsuf, onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: “Sizin babanızdan olan diğer kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ölçeği tam dolduruyorum. Ve ben misafir ağırlayanların en iyisiyim.”

60. “Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek tek ölçek bile yoktur ve bir daha da bana yaklaşmayın.”

61. Dediler ki: “Onu babasından isteyeceğiz ve muhakkak bunu yaparız.”

62. Yûsuf, adamlarına dedi ki: “Onların ödedikleri zahire bedellerini yüklerinin içine koyun. Umulur ki ailelerine varınca onu anlarlar da belki yine dönüp gelirler.”

63. Onlar, babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz elbette koruruz” dediler.

64. Yâkup onlara, “Onun hakkında size ancak, daha önce kardeşi hakkında güvendiğim kadar güvenebilirim! Allah en iyi koruyandır ve O, merhametlilerin en merhametlisidir” dedi.

65. Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. “Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri verilmiş. Onunla yine ailemize yiyecek getirir, kardeşimizi korur ve bir deve yükü zahire de fazladan alırız. Çünkü bu getirdiğimiz az bir miktardır” dediler.

66. Babaları, “Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim” dedi. Onlar da kendisine kesin söz verince, “Allah söylediklerimize vekildir” dedi.

67. Sonra da, “Ey oğullarım! Bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben, Allah’tan gelecek hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam. Hüküm ancak Allah’ındır. Ben O’na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız O’na tevekkül etsinler” dedi.

68. Babalarının emrettiği şekilde girdiklerinde bu; Allah’tan gelecek hiçbir şeyi onlardan uzaklaştıracak değildi. Sadece Yâkup, içindeki bir dileği ortaya koymuş oldu. Şüphesiz o, biz kendisine öğrettiğimiz için bilgi sahibidir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

69. Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde; o, kardeşini yanına aldı ve “Haberin olsun ben senin kardeşinim, artık onların yaptıklarına üzülme” dedi.

70. Yûsuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra da bir çağırıcı şöyle seslendi: “Ey kervancılar! Siz hırsızsınız.”

71. Yûsuf’un kardeşleri onlara dönerek, “Ne kaybettiniz?” dediler.

72. Onlar, “Hükümdar’ın su kabını kaybettik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Ben buna kefilim” dediler.

73. Dediler ki: “Allah’a andolsun, siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede fesat çıkarmaya gelmedik, hırsız da değiliz.”

74. Onlar, “Eğer yalancı iseniz, hırsızlığın cezası nedir?” dediler.

75. Onlar da: “Cezası, kimin yükünde bulunursa, o kimse alıkonulur. Biz zalimleri böyle cezalandırırız” dediler.

76. Bunun üzerine Yûsuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yûsuf’a böyle bir plan öğrettik. Yoksa kralın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı. Ancak Allah’ın dilemesi başka. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.

77. Dediler ki: “Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Yûsuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden, “Siz kötü bir durumdasınız, anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor” dedi.

78. Onlar, Yûsuf’a: “Ey güçlü vezir! Bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz” dediler.

79. Yûsuf, “Malımızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını tutmaktan Allah’a sığınırız. Şüphesiz biz o takdirde zulmetmiş oluruz” dedi.

80. Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verinceye veya Allah, hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.”

81. “Siz babanıza dönün ve deyin ki: “Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik. Biz gaybı bilenler değiliz.”

82. “Bulunduğumuz kent halkına ve aralarında olduğumuz kervana da sor. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.”

83. Yâkup, “Nefisleriniz sizi bir iş yapmaya sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir” dedi.

84. Onlardan yüz çevirdi ve “Ah Yûsuf ‘um ah!” dedi ve üzüntüden iki gözüne ak düştü. Artık acısını içinde saklıyordu.

85. Oğulları, “Allah’a yemin ederiz ki, sen hâlâ Yûsuf’u anıp duruyorsun. Sonunda üzüntüden eriyip gideceksin veya helâk olacaksın” dediler.

86. Yâkup, “Ben hüznümü ve kederimi ancak Allah’a arz ederim. Ben, Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim” dedi.

87. “Ey oğullarım! Gidin Yûsuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah’ın rahmetinden, kâfir olan topluluktan başkası ümidini kesmez.”

88. Bunun üzerine Yûsuf’un yanına girdiklerinde, “Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Ve değersiz bir sermaye ile geldik. Zahiremizi tam ölç, ayrıca bize sadaka ver. Şüphesiz Allah, sadaka verenleri mükafatlandırır” dediler.

89. Yûsuf dedi ki: “Siz cahil kimseler iken Yûsuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?”

90. Kardeşleri, “Yoksa sen, sen Yûsuf musun?” dediler. O da, “Ben Yûsuf’um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükafatını zayi etmez” dedi.

91. Dediler ki: “Allah’a andolsun, gerçekten Allah seni bize üstün kıldı. Gerçekten biz suç işlemiştik.”

92. Yûsuf dedi ki: “Bugün size kınama yok. Allah sizi bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir.”

93. “Bu gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun ki, gözleri açılsın. Ve bütün ailenizi bana getirin” dedi.

94. Kervan ayrılınca babaları, “Bana bunak demezseniz, şüphesiz ben Yûsuf’un kokusunu alıyorum” dedi.

95. Onlar da, “Allah’a yemin ederiz ki sen hâlâ eski şaşkınlığındasın” dediler.

96. Müjdeci gelip gömleği Yâkup’un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi. Yâkup, “Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi?” dedi.

97. Oğulları, “Ey babamız! Allah’tan günahlarımızın bağışlanmasını dile. Gerçekten biz günah işledik” dediler.

98. Yâkup, “Rabbimden sizin bağışlanmanızı dileyeceğim. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi.

99. Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde; Yûsuf ana babasını kucakladı ve “Allah’ın dilemesiyle güven içinde Mısır’a girin” dedi.

100. Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi birden Yûsuf için secdeye kapandılar. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Ve beni zindandan çıkardığı zaman bana en güzelini yaptı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Gerçekten Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenler. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

101. “Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.”

102. İşte bu, gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Yoksa onlar tuzak kurarak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin.

103. Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de, insanların çoğu mü’min değildirler.

104. Hâlbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O Kur’an, âlemler içinde ancak bir öğüttür.

105. Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.

106. Onların çoğu, ortak koşmadan Allah’a inanmaz.

107. Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?

108. De ki: “İşte bu benim yolumdur. Ben yalnızca Allah’a davet ediyorum. Ben ve bana uyanlar aydınlık bir yol üzerindeyiz. Allah’ı tenzih ederim! Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.”

109. Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

110. Nihayet resulleri ümitlerini kesecek hâle gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi. Azabımız ise, suçlular topluluğundan geri çevrilemez.

111. Andolsun ki, onların kıssalarında akıl sahipleri için ibretler vardır. Bu Kur’an, uydurulacak bir söz değildir. Fakat kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi ayrı ayrı açıklayan ve inanan bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir.

Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesine İlişkin Aydınlatma Metni

1. Veri Sorumlusu

Kişisel Verilerin İşlenmesine Yönelik Aydınlatma Metni (“Aydınlatma Metni”) ile Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı (“Vakıf”) olarak, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) uyarınca, Veri Sorumlusu sıfatıyla, sizi KVKK kapsamındaki aydınlatma yükümlülüğümüz çerçevesinde bilgilendirmek isteriz.

KVKK Kapsamında kişisel veri kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi (“Kişisel Veri”) ve bunun bir özel türü olan özel nitelikli kişisel veri ise, ırk, etnik köken, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançlar, kılık ve kıyafet, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlık, cinsel hayat, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri (“Özel Nitelikli Kişisel Veri”) ifade eder. Bu kapsamda Kişisel Veri tanımı Özel Nitelikli Kişisel Verilerinizi de kapsamaktadır.

İşbu metin çerçevesinde Vakıf’dan hiçbir maddi kazanç amacı gütmeden etkinlik ve destek (iletişim, kaynak, ofis, proje) alanlarında yardımda bulunan kişiler gönüllülerimiz olarak değerlendirilmektedir ve bu metinle gönüllülerimizi ve gönüllü adaylarımızı aydınlatmayı amaçlamaktayız.

2. Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve İşlemenin Hukuki Sebepleri

Kişisel verileriniz, Vakıf’la ile yaptığınız işlemlerle bağlantılı olarak ve aşağıda Bölüm 4’te belirtilen amaç ve kapsamda, otomatik veya otomatik olmayan yollarla, sözlü, yazılı veya elektronik şekilde ve aşağıdaki yöntemler vasıtasıyla toplanmaktadır.

  1. Vakıf’ın, kamusal alanlar ve diğer ortamlarda açmış olduğu stantlarda kurulan iletişim,
  2. Vakıf resmi internet sitesi üzerinden online olarak yapmış olduğunuz başvurular,
  3. İnternet sitesi ziyaretleriniz, sizi tanımak için kullanılan çerezler,
  4. Sosyal medya kanalları, Youtube, Google, vb. arama motorlarının kullanımı,
  5. Tarafınızca doldurulan gönüllü adayı bilgi formu ve/veya gönüllü taahhütnamesi

Kişisel Verileriniz işlenmesine ilişkin hukuki sebepler aşağıdaki gibidir:

  1. Açık rızanızın bulunması,
  2. Kanunlarda açıkça öngörülmesi,
  3. Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla ilgili olarak kişisel veri işlenmesi,
  4. İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması,
  5. Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması, ve
  6. Sizlerin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, meşru menfaatlerimiz için zorunlu olması.

Özel Nitelikli Kişisel Verileriniz bakımından işlemeye ilişkin hukuki sebep, açık rızanızın mevcut olmasıdır.

3. Toplanan Bilgiler

Sizden topladığımız kişisel veriler (adınız, soyadınız, T.C. kimlik numaranız, iletişim bilgileriniz, çalışma ve eğitim hayatı bilgileriniz, medeni durum bilgileriniz dahil olmak üzere ancak bunlarla sınırlı olmaksızın), aşağıda Bölüm 4'te belirtilen işleme amaçlarımızla orantılıdır.

4. Kişisel Verilerin Hangi Amaçla İşleneceği

Kişisel Verileriniz aşağıdaki amaçlar dahilinde açık rızanıza binaen veya hukuken izin verilen diğer hallerde Vakıf tarafından işlenmektedir:

  1. Vakfın faaliyetleri hakkında bilgi vermek
  2. Vakfın tanıtımı ve eğitim amacıyla vakfa davetinizi yapmak
  3. Üstleneceğiniz görevlerin düzenlenmesi ve görevlere ilişkin bilgilendirme yapmak
  4. Eğitim hizmetleri dışında vereceğiniz gönüllülük faaliyetlerine ilişkin değerlendirme yapmak
  5. Boş iş pozisyonları veya vakıf faaliyetlerini duyurabilmek
  6. Vakfın faaliyetleri çerçevesinde konaklamanızı ve emniyetinizi sağlamak
  7. Sosyal medyada gönüllü hikayelerini paylaşmak
  8. Yasal yükümlülüklerin ve idari yetkili kurumların taleplerinin yerine getirilmesi amaçlı kayıtları tutmak
  9. Sizleri yeterlilik ve güvenlik açısından değerlendirebilmek
  10. Vakıf’ın toplum üzerinde yaratmış olduğu sosyal etkiyi ölçebilmek

5. Kişisel Verilerin Kimlere ve Hangi Amaçla Aktarılabileceği

Vakıf, Kişisel Verilerinizi, açık rızanıza binaen veya hukuken izin verilen diğer hallerde (ve Madde 4’te belirtilen amaçlar çerçevesinde) yurtiçinde ve yurtdışında bulunan depolama, arşivleme, bilişim teknolojileri desteği (hosting, bulut bilişim, e- posta ve diğer) veren kuruluşlar, işbirliği yapılan ve/veya hizmet alınan sigorta ve konaklama şirketleri, hukuk ve benzeri alanlarda destek alınan danışmanlık firmaları ve Vakıf’ın faaliyetleri ile ilgili sair alanlarda destek üçüncü kişilere (SMS ve e-posta gönderimi, CRM sistem desteği vb.) ve belirlenen amaçlarla aktarımın gerekli olduğu diğer üçüncü kişilere, iş ortaklarımıza ve yetkili kurum ve kuruluşlara (yurt içinde veya yurtdışına) aktarılabilmektedir ve/veya erişme açabilmektedir.

6. Kişisel Veri Sahibinin KVKK Madde 11 Kapsamındaki Hakları

Kişisel veri sahibi olarak dilediğiniz zaman KVKK’nın 11. Maddesi uyarınca aşağıda belirtilen haklarınızı veri sorumlusu olan Vakıf’dan talep edebilirsiniz.

Bu kapsamda sahip olduğunuz haklar aşağıdaki şekildedir:

  1. Kişisel verilerin işlenip işlenmediğini öğrenme,
  2. Kişisel veriler işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
  3. Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
  4. Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
  5. Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu çerçevede yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini talep etme,
  6. KVKK’ya ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca bu verilerin 30 (otuz) gün içerisinde silinmesini, yok edilmesini veya anonim hale getirilmesini ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
  7. İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
  8. Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğranması hâlinde zararın giderilmesini talep etme.

Yukarıda belirtilen talepler yazılı olarak veya Kişisel Verileri Koruma Kurulu (‘’Kurul’’) tarafından belirlenecek diğer yöntemlerle veri sorumlusu olarak Vakıf’a iletilecektir.

Bu kapsamda, yukarıdaki haklarınıza ilişkin talebinizi aşağıda verilen ve zaman zaman değişebilecek olan e-posta adresimize, kayıtlı elektronik posta (KEP) adresiniz vasıtasıyla, güvenli elektronik imzalı, mobil imzalı ya da tarafınızca Vakfa daha önce bildirilen ve Vakfın sisteminde kayıtlı bulunan elektronik posta adresinizi kullanmak suretiyle (kimliğinizi tespit edici belgeleri ekleyerek) veya yine aşağıda yer alan ve zaman zaman değişebilecek olan posta adresimize kimliğinizi tespit edici belgeler ile ıslak imzalı bir dilekçe ile elden teslim edebilir ya da noter aracılığıyla gönderebilirsiniz.

Kişisel veri sahibi olarak sahip olduğunuz ve yukarıda belirtilen haklarınızı kullanmak için yapacağınız ve kullanmayı talep ettiğiniz hakka ilişkin açıklamaları içeren başvuruda; talep ettiğiniz hususun açık ve anlaşılır olması, talep ettiğiniz konunun şahsınız ile ilgili olması veya başkası adına hareket ediyorsanız bu konuda özel olarak yetkili olmanız ve bu yetkinin belgelendirilmesi, başvurunun kimlik ve adres bilgilerinizi içermesi gerekmektedir.

Vakıf başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde (bir maliyeti olmaması halinde) ücretsiz olarak sonuçlandırır. Ancak, işlemin ayrıca bir maliyeti gerektirmesi hâlinde, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenecek olan tarifedeki ücret alınabilir. Başvurulara verilecek cevapların 10 (on) sayfayı aşması halinde, her sayfa için 1,00 (bir)TL işlem ücreti alınacaktır. Cevabın CD, flash bellek gibi kayıt ortamında verilmesinin istenmesi halinde, istenen kayıt ortamının maliyetine göre ücret talep edilecektir.

Veri Sorumlusu : Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı
Posta adresi : Merkez Mah. Firuze Sok. S-Blok No:5 Kat:4 D:79 PK:34406 Dap Vadisi, Kağıthane / İstanbul
E-posta adresi : info@fussiletvakfi.org

Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı Lighting Text Regarding Protection and Processing of Personal Data

1. Data Responsible

In the capacity of Data Responsible, in accordance with the Law No. 6698 on the Protection of Personal Data (“PPD”) as the Lighting Text for the Processing of Personal Data (“The Text of Lighting”) and the Fussilet Kura’anı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı (“Foundation”). We would like to inform you within the framework of our lighting obligation under the PPD.

If the personal data identity within the scope of PPD is any personal information (“Personal Data”) that is specific or identifiable, and if it is a special type of personal quality, race, ethnicity, political thought, philosophical belief, religion, sect or other beliefs, It refers to data on disguise and clothing, association, foundation or union membership, health, sexual life, criminal conviction and security measures, as well as biometric and genetic data (“Special Qualified Personal Data”). In this context, the definition of Personal Data includes your Personal Data with Special Qualifications.

Within the context of this text, people who provide assistance in the fields of activity and support (communication, resource, office, project) without any financial gain are considered as our volunteers and we aim to enlighten our volunteers and candidates with this text.

2. Collection Method of Personal Data and Legal Reasons for Processing

Your personal data is collected in connection with your transactions with the foundation and in the purpose and scope specified in section 4 below, either automatically or non-automatically, verbally, in writing or electronically, and by the following methods.

  1. The communication established at the stands opened by the foundation in public spaces and other environments,
  2. Applications you have made online through the official website of the foundation,
  3. Your website visits, cookies used to recognize you,
  4. Social media channels, Youtube, Google, etc. use of search engines,
  5. Volunteer candidate information form and / or voluntary commitment completed by you.

Legal reasons for processing your Personal Data are as follows:

  1. You have clear consent,
  2. To be clearly prescribed in laws,
  3. Processing personal data related to the establishment or performance of a contract,
  4. The person concerned has been made public by himself,
  5. Data processing is mandatory for the establishment, use or protection of a right,
  6. It is mandatory for our legitimate interests, provided that it does not harm your fundamental rights and freedoms.

The legal reason for processing in terms of your Special Qualified Personal Data is that your express consent exists.

3. Information Collected

The personal data we collect from you (including but not limited to your name, surname, T.R. ID number, contact information, work and education information, marital status information) is proportional to our processing purposes set out in section 4 below.

4. For What Purpose The Personal Data Will Be Processed

Your Personal Data is processed by the foundation for your explicit consent, or in other cases permitted by law, for the following purposes:

  1. To give information about the activities of the foundation,
  2. To make your invitation to the foundation for the purpose of promotion and education,
  3. Organizing the tasks you will undertake and giving information about the tasks,
  4. To evaluate the volunteering activities that you will provide outside of education services.
  5. Announcing vacant job positions or foundation activities,
  6. To ensure your accommodation and safety within the framework of the foundation’s activities,
  7. Sharing volunteer stories on social media,
  8. Keeping records to fulfill legal obligations and demands of administrative authorities,
  9. To evaluate you in terms of competence and security.
  10. To measure the social impact of the foundation on society.

5. To Whom and For What Purpose The Personal Data Can Be Transferred

Organizations that provide storage, archiving, information technology support (hosting, cloud computing, e-mail and other) at home and abroad, in accordance with your explicit consent or other legally permitted (and within the framework of the objectives stated in Article 4), Support to third parties (SMS and e-mail sending, CRM system support, etc.) and transfer for the specified purposes, in cooperation with the insurance and accommodation companies, consultancy firms in law and similar areas, and other areas related to the activities of the foundation. It can be transferred to other third parties, business partners and authorized institutions and organizations (at home or abroad) and or open access.

6. Rights of Personal Data Owner Under Article 11 of PPD

As a personal data owner, you can request your rights stated below from the foundation, which is the data controller, in accordance with Article 11 of PPD.

The rights you have in this context are as follows;

  1. Learning whether personal data is processed or not,
  2. Requesting information about this if personal data has been processed,
  3. Learning the purpose of processing personal data and whether it is used in accordance with its purpose,
  4. To know the third parties to whom personal data are transferred domestically or abroad,
  5. In the event that personal data are incomplete or incorrectly processed, to request their correction and to request notification of the transaction made within this framework to third parties to whom personal data is transferred,
  6. In accordance with the provisions of the Regulation on the Deletion, Destruction or Anonymization of Personal Data in the event that the reasons requiring its processing are eliminated, although it has been processed in accordance with PPD and other relevant legal provisions, this data will be deleted, destroyed or anonymous within 30 (thirty) days. Requesting that the transaction made in this context be notified to the third parties to whom the personal data is transferred,
  7. To object to the emergence of a result against the person by analyzing the processed data exclusively through automated systems,
  8. Requesting the removal of the damage in case the personal data is damaged due to illegal processing of the data.

The above-mentioned requests will be forwarded to the foundation in writing or as a data controller by other methods to be determined by the Personal Data Protection Board (”Board”).

In this context, you can use your e-mail address with your secure e-mail, mobile signature, or previously notified to the foundation and registered in the system of the foundation through our registered e-mail address, which you may change from time to time, your request regarding your above rights. You can deliver it by hand (by adding documents that identify you) or by handing it with a wet signed petition to our postal address below, which may change from time to time, or send it through a notary.

In the application containing explanations about the right that you have as a personal data owner and that you have made and requested to use your rights mentioned above; If the subject you are requesting is clear and understandable, the subject you are requesting is related to your person or if you are acting on behalf of someone else, you must be specially authorized in this regard and this authorization must be documented and the application must include your identity and address information.

The foundation concludes the requests in the application, free of charge, as soon as possible and within thirty days at the latest (if there is no cost). However, if the transaction requires a separate cost, the fee in the tariff to be determined by the Personal Data Protection Board may be charged. If the answers to the applications exceed 10 (ten) pages, a transaction fee of 1.00 (one) TL will be charged for each page. If the answer is requested on the recording medium such as CD and flash memory, a fee will be charged according to the cost of the desired recording medium.

Data Responsible : Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı
Post Address : Merkez Dist. Firuze Str. S-Block No:5 Flo:4th Apt: 79 P.C: 34406 Dap Vadisi, Kagithane / Istanbul
E-Mail address : info@fussiletvakfi.org

>