X
app icon
Fussilet Vakfı
İyilikte Yarışmak İçin
İNDİR

Hud Suresi Türkçe Meali

1. Elif, Lâm, Râ. Bu Kur’an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi, hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem kılınmış, sonra da ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır.

2. Ki, Allahtan başkasına kulluk etmeyesiniz. “Şüphesiz ben size O’nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”

3. Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O’na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye kadar güzel bir şekilde yararlandırsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum.

4. Dönüşünüz ancak Allah’adır. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

5. İyi bilin ki onlar, O’ndan gizlenmek için kalplerindeki düşmanlığı gizliyorlar. Yine iyi bilin ki, elbiselerine büründükleri zaman bile, Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Çünkü O, göğüslerin özünü hakkıyla bilendir.

6. Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. Her birinin duracakları yeri de, emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitaptadır.

7. Hanginizin daha güzel amel işleyeceğini imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur. O zaman Arş’ı su üzerinde idi. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.

8. Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka “Onu ne alıkoyuyor?” derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği gün, kendilerinden bir daha uzaklaştırılmaz ve alay etmekte oldukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatmış olur.

9. Eğer insana tarafımızdan bir rahmet tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.

10. Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, “Kötülükler benden gitti” diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen biridir.

11. Ancak sabredip salih amel işleyenler böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

12. Belki de sen, “Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!” demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını göz ardı edeceksin ve o yüzden göğsün daralacak. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

13. Yoksa “Onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Haydi siz de onun gibi uydurulmuş on sure getirin. Allah’tan başka çağırabileceğiniz kim varsa onları da yardıma çağırın. Eğer doğru söylüyorsanız.”

14. Eğer size cevap veremedilerse, bilin ki o ancak Allah’ın ilmiyle indirilmiştir ve O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Artık müslüman oluyor musunuz?

15. Kim yalnız dünya hayatını ve onun zinetini isterse, biz onlara yaptıklarının karşılığını orada tastamam öderiz. Orada onlar bir eksikliğe uğratılmazlar.

16. İşte onlar, kendileri için ahirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. Yaptıkları şeyler, orada boşa gitmiştir. Zaten bütün yapmakta oldukları da boş şeylerdir.

17. Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu delili Rabbinden bir şahit ve bir de ondan önce bir önder ve bir rahmet olarak Mûsâ’nın kitabı desteklemektedir. İşte bunlar ona inanırlar. Topluluklardan her kim onu inkâr ederse, ateş onun varacağı yerdir. Ondan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz o, Rabbin tarafından bildirilmiş gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.

18. Kim Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? İşte bunlar, Rablerine arz edilecekler ve şahitler de, “Rablerine karşı yalan söyleyenler işte bunlardır” diyeceklerdir. Biliniz ki, Allah’ın lâneti zalimler üzerinedir.

19. Onlar Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri ve çelişkili göstermek isteyen kimselerdir. Hem de onlar ahireti inkâr edenlerin ta kendileridir.

20. Onlar yeryüzünde Allah’ı aciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah’tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar işitmeye tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.

21. İşte bunlar, kendilerini ziyana uğratan kimselerdir. Uydurmakta oldukları şeyler de kendilerini yüz üstü bırakıp kaybolup gitmiştir.

22. Şüphesiz bunlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.

23. İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

24. Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hâlâ düşünmeyecek misiniz?

25. Andolsun, biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”

26. “Allah’tan başkasına ibadet ve kulluk etmeyin. Doğrusu ben sizin adınıza elem dolu bir günün azabından korkuyorum.”

27. Kavminin inkâr eden ileri gelenleri, “Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en aşağılıklarımızdan ibaret olduğunu görüyoruz. Sizin bize karşı herhangi bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine sizin yalancı kimseler olduğunuzu sanıyoruz” dediler.

28. Nûh dedi ki: “Ey Kavmim! Söyleyin bakalım; şayet ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerinde isem ve O, kendi katından bana bir rahmet vermiş de siz ona karşı kör kalmışsanız, onu istemediğiniz hâlde, biz sizi ona zorlayacak mıyız?”

29. “Ey kavmim! Buna karşı ben sizden herhangi bir mal da istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah’a aittir. Ben o iman edenleri kovacak da değilim. Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizin bilgisizce davranan bir toplum olduğunuzu görüyorum.”

30. “Ey kavmim! Eğer ben onları kovarsam, beni Allah’tan kim koruyabilir? Hiç düşünmüyor musunuz?”

31. Size ben, “Allah’ın hazineleri yanımdadır”, demiyorum; gaybı da bilmem. “Ben bir meleğim” de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, “Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez” de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zalimlerden olurum.

32. Dediler ki: “Ey Nûh! Bizimle tartıştın ve tartışmayı uzattın. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi kendisiyle bizi tehdit ettiğin azabı getir.”

33. Nûh dedi ki: “Onu size, dilerse ancak Allah getirir ve siz O’nu aciz bırakamazsınız.”

34. Ben size öğüt vermek istesem de, eğer Allah sizi azdırmak istemişse, öğüdüm size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir ve O’na döndürüleceksiniz.

35. Yoksa “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu uydurmuşsam, suçum bana aittir. Ben de sizin işlemekte olduğunuz suçlardan uzağım.”

36. Nûh’a vahyolundu ki: “Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek.” O hâlde, onların yapmakta oldukları şeylerden dolayı üzülme.

37. “Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır.”

38. Nûh gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: “Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz.”

39. Artık, geldiği kimseyi rezil eden azabın kime geleceğini, kimin üzerine sürekli bir azabın ineceğini yakında bileceksiniz.

40. Nihayet emrimiz gelip de sular coşup yükselmeye başlayınca Nûh’a dedik ki: “Her cins canlıdan birer çift, bir de kendileri hakkında daha önce hüküm verilmiş olanlar dışındaki aileni ve iman edenleri ona yükle.” Ama, onunla beraber sadece pek az kimse iman etmişti.

41. “Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi.

42. Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi.

43. O, “Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nûh, “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç, O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.

44. “Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu” denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cudi’ye oturdu ve “Zalimler topluluğu, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!” denildi.

45. Nûh, Rabbine seslenip şöyle dedi: “Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vaadin elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin.”

46. Allah, “Ey Nûh! O, asla senin ailenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O hâlde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim” dedi.

47. Nûh, “Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum” dedi.

48. Ona denildi ki: “Ey Nûh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bereketlerle in. Daha birtakım ümmetler de olacak ki, biz onları yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine elem dolu bir azap dokunacak.”

49. İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun, ne de kavmin. O hâlde sabret. Çünkü sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanların olacaktır.

50. Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u gönderdik. Hûd, şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. O’ndan başka sizin hiçbir ilahınız yoktur. Siz, sadece iftira ediyorsunuz.”

51. “Ey kavmim! Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, ancak beni yaratana aittir. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?”

52. “Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Günahkarlar olarak yüz çevirmeyin.”

53. Dediler ki: “Ey Hûd! Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak değiliz. Biz sana iman edecek de değiliz.”

54. Biz sadece şunu söyleriz: “Seni, ilahlarımızdan biri fena çarpmış.” Hûd, dedi ki: “İşte ben Allah’ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben O’na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”

55. “O’ndan başka her şeyden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da bana göz açtırmayın.”

56. “İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah’a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.”

57. “Eğer yüz çevirirseniz; bilin ki ben, benimle gönderileni size tebliğ ettim. Rabbim sizden başka bir kavmi sizin yerinize getirir ve siz O’na bir zarar veremezsiniz. Şüphesiz Rabbim, her şeyi koruyup gözetendir.”

58. Helâk emrimiz gelince, Hûd’u ve beraberindeki iman etmiş olanları, tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Onları ağır bir azaptan kurtardık.

59. İşte Âd kavmi! Rablerinin âyetlerini inkâr ettiler. O’nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!

60. Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Biliniz ki Âd kavmi, Rablerini inkâr etti. Biliniz ki Hûd’un kavmi Âd, Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.

61. Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi yeryüzünden yarattı ve sizi oranın imarında görevli kıldı. Öyle ise O’ndan bağışlanma dileyin; sonra da O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.”

62. Onlar şöyle dediler: “Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz.”

63. Salih, dedi ki: “Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet vermişse, O’na karşı geldiğim takdirde beni Allah’tan kim koruyabilir? Demek ki, zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz.”

64. “Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah’ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah’ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”

65. Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir.”

66. Emrimiz geldiğinde Salih’i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

67. Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında dizüstü çökekaldılar.

68. Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semûd kavmi Rablerini inkâr etti. Biliniz ki Semûd kavmi Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.

69. Andolsun, elçilerimiz, İbrahim’e müjde getirip “Selam sana!” dediler. O, “Size de selam” dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.

70. Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu. Dediler ki: “Korkma, çünkü biz Lût kavmine gönderildik.”

71. İbrahim’in karısı ayakta idi. Güldü. Ona da İshak’ı müjdeledik; İshak’ın arkasından da Yâkup’u.

72. Karısı, “Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!” dedi.

73. Melekler, “Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketi size olsun ey ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye layıktır, şanı yücedir” dediler.

74. İbrahim’in korkusu gidip, kendisine müjde gelince Lût kavmi hakkında bizimle tartışmaya başladı.

75. Çünkü İbrahim çok içli ve Allah’a yönelen bir kimseydi.

76. Elçilerimiz, “Ey İbrahim bundan vazgeç! Çünkü Rabbinin emri kesin olarak gelmiştir. Şüphesiz onlara geri döndürülemeyecek bir azap gelecektir” dediler.

77. Elçilerimiz Lût’a gelince onların yüzünden üzüldü, göğsü daraldı ve “Bu çok zor bir gün” dedi.

78. Kavmi, ona doğru koşa koşa geldiler. Zaten onlar önceden de bu tür çirkin işleri yapıyorlardı. Lût, dedi ki: “Ey Kavmim! İşte kızlarım. Onlar sizin için daha temizdir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve konuklarıma karşı beni rezil etmeyin. İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?”

79. Onlar, “İyi biliyorsun ki kızlarında bizim gözümüz yok. Sen bizim ne istediğimizi çok iyi biliyorsun” dediler.

80. Lût’ta, “Keşke size karşı bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim” dedi.

81. Konukları şöyle dedi: “Ey Lût! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse ardına bakmasın. Ancak karın müstesna. Çünkü onların başına gelecek olan azap, onun başına da gelecektir. Onların azapla buluşma zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?!”

82. Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık.

83. Rabbinin katında işaretlenmiş taşlar. Bunlar zalimlerden uzak değildir.

84. Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.”

85. “Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”

86. “Eğer inanan kimselerseniz Allah’ın bıraktığı helal kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim.”

87. Dediler ki: “Ey Şu’ayb! Babalarımızın taptığını terk etmemizi yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa sen gerçekten yumuşak huylu ve aklı başında bir adamsın.”

88. Şu’ayb, şöyle dedi: “Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse! Ben size yasakladığımı kendim yapmak istemiyorum. Ben sadece gücüm yettiğince düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah’ın yardımı iledir. Ben sadece O’na tevekkül ettim ve sadece O’na yöneliyorum.”

89. “Ey Kavmim! Bana karşı olan düşmanlığınız, Nûh kavminin veya Hûd kavminin yahut Salih kavminin başına gelenin benzeri gibi bir felaketi sakın sizin de başınıza getirmesin. Lût kavmi sizden uzak değildir.”

90. “Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir.”

91. Dediler ki: “Ey Şu’ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce itibarlı biri değilsin.”

92. Şu’ayb, şöyle dedi: “Ey kavmim! Benim kabilem sizce Allah’tan daha itibarlı mı ki, O’na sırt çevirdiniz. Şüphesiz Rabbim sizin yaptıklarınızı kuşatmıştır.”

93. “Ey Kavmim! Elinizden geleni yapın. Şüphesiz ben de yapacağım. Rezil edici azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu yakında bileceksiniz. Gözleyin. Şüphesiz ben de sizinle beraber gözlüyorum.”

94. Emrimiz gelince, Şu’ayb’ı ve onunla birlikte iman edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç ses yakaladı da yurtlarında dizüstü çökekaldılar.

95. Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semûd kavmi Allah’ın rahmetinden uzaklaştığı gibi Medyen halkı da uzaklaştı.

96. Andolsun, biz Mûsâ’yı âyetlerimizle ve apaçık bir mucize ile gönderdik.

97. Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına. Ama onlar Firavun’un emrine uydular. Hâlbuki Firavun’un emri doğru değildi.

98. Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!

99. Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Ne kötü destektir onlara verilen destek!

100. Bunlar o memleketlerin haberlerinden bazılarıdır. Onları sana anlatıyoruz. Onlardan ayakta duranlar da var, yıkılıp gidenler de.

101. Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri geldiği zaman, Allah’ı bırakıp da taptıkları ilahları kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. İlahları onların sadece ziyanlarını artırdı.

102. Zulme sapmış memleketlerin halkını yakaladığında, Rabbinin yakalaması işte böyledir! Şüphesiz O’nun yakalaması can yakıcı ve şiddetlidir.

103. Şüphesiz, ahiret azabından korkanlar için bunda bir ibret vardır. Bu, insanların toplanacakları bir gündür. Bu, herkesin toplanıp bir araya geleceği bir gündür.

104. Biz onu ancak belirli bir zamana kadar erteliyoruz.

105. O gün geldiği zaman Allah’ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan mutsuz olanlar da vardır, mutlu olanlar da.

106. Mutsuz olanlara gelince; ateştedirler. Onların orada şiddetli bir soluyuşları vardır.

107. Onlar, gökler ve yerler durdukça orada ebedi olarak kalacaklardır. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Şüphesiz Rabbin istediğini yapandır.

108. Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedi kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Bu, onlara ardı kesilmez bir lütuf olarak verilmiştir.

109. Şunların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme. Onlar sadece, daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz onlara paylarını eksiksiz olarak tastamam vereceğiz.

110. Andolsun, biz Mûsâ’ya kitabı vermiştik de onun hakkında ayrılığa düşülmüştü. Eğer daha önce Rabbinin bir sözü geçmemiş olsaydı, elbette aralarında hüküm verilirdi. Onlar da o Kur’an hakkında derin bir şüphe içindedirler.

111. Şüphesiz Rabbin onların her birine, yaptıklarının karşılığını tastamam verecektir. Şüphesiz Rabbin onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.

112. Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Aşırı gitmeyin! Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.

113. Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.

114. Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür.

115. Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.

116. Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini kurtardığımız pek az kimse bunu yapmıştı. Zulmedenler ise içinde şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve günahkar kimseler oldular.

117. Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helâk etmez.

118. Rabbin dileseydi, insanları tek bir ümmet yapardı. Fakat onlar ihtilafa devam edeceklerdir.

119. Rabbinin rahmet ettikleri müstesna. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan dolduracağım” sözü kesinleşti.

120. Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, mü’minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.

121. İman etmeyenlere de ki: “Elinizden geleni yapın, biz de yapacağız.”

122. “Bekleyin, biz de bekleyeceğiz.”

123. Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah’a mahsustur. Bütün işler O’na döndürülür. Öyle ise O’na kulluk et ve O’na tevekkül et. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesine İlişkin Aydınlatma Metni

1. Veri Sorumlusu

Kişisel Verilerin İşlenmesine Yönelik Aydınlatma Metni (“Aydınlatma Metni”) ile Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı (“Vakıf”) olarak, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) uyarınca, Veri Sorumlusu sıfatıyla, sizi KVKK kapsamındaki aydınlatma yükümlülüğümüz çerçevesinde bilgilendirmek isteriz.

KVKK Kapsamında kişisel veri kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi (“Kişisel Veri”) ve bunun bir özel türü olan özel nitelikli kişisel veri ise, ırk, etnik köken, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançlar, kılık ve kıyafet, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlık, cinsel hayat, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri (“Özel Nitelikli Kişisel Veri”) ifade eder. Bu kapsamda Kişisel Veri tanımı Özel Nitelikli Kişisel Verilerinizi de kapsamaktadır.

İşbu metin çerçevesinde Vakıf’dan hiçbir maddi kazanç amacı gütmeden etkinlik ve destek (iletişim, kaynak, ofis, proje) alanlarında yardımda bulunan kişiler gönüllülerimiz olarak değerlendirilmektedir ve bu metinle gönüllülerimizi ve gönüllü adaylarımızı aydınlatmayı amaçlamaktayız.

2. Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve İşlemenin Hukuki Sebepleri

Kişisel verileriniz, Vakıf’la ile yaptığınız işlemlerle bağlantılı olarak ve aşağıda Bölüm 4’te belirtilen amaç ve kapsamda, otomatik veya otomatik olmayan yollarla, sözlü, yazılı veya elektronik şekilde ve aşağıdaki yöntemler vasıtasıyla toplanmaktadır.

  1. Vakıf’ın, kamusal alanlar ve diğer ortamlarda açmış olduğu stantlarda kurulan iletişim,
  2. Vakıf resmi internet sitesi üzerinden online olarak yapmış olduğunuz başvurular,
  3. İnternet sitesi ziyaretleriniz, sizi tanımak için kullanılan çerezler,
  4. Sosyal medya kanalları, Youtube, Google, vb. arama motorlarının kullanımı,
  5. Tarafınızca doldurulan gönüllü adayı bilgi formu ve/veya gönüllü taahhütnamesi

Kişisel Verileriniz işlenmesine ilişkin hukuki sebepler aşağıdaki gibidir:

  1. Açık rızanızın bulunması,
  2. Kanunlarda açıkça öngörülmesi,
  3. Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla ilgili olarak kişisel veri işlenmesi,
  4. İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması,
  5. Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması, ve
  6. Sizlerin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, meşru menfaatlerimiz için zorunlu olması.

Özel Nitelikli Kişisel Verileriniz bakımından işlemeye ilişkin hukuki sebep, açık rızanızın mevcut olmasıdır.

3. Toplanan Bilgiler

Sizden topladığımız kişisel veriler (adınız, soyadınız, T.C. kimlik numaranız, iletişim bilgileriniz, çalışma ve eğitim hayatı bilgileriniz, medeni durum bilgileriniz dahil olmak üzere ancak bunlarla sınırlı olmaksızın), aşağıda Bölüm 4'te belirtilen işleme amaçlarımızla orantılıdır.

4. Kişisel Verilerin Hangi Amaçla İşleneceği

Kişisel Verileriniz aşağıdaki amaçlar dahilinde açık rızanıza binaen veya hukuken izin verilen diğer hallerde Vakıf tarafından işlenmektedir:

  1. Vakfın faaliyetleri hakkında bilgi vermek
  2. Vakfın tanıtımı ve eğitim amacıyla vakfa davetinizi yapmak
  3. Üstleneceğiniz görevlerin düzenlenmesi ve görevlere ilişkin bilgilendirme yapmak
  4. Eğitim hizmetleri dışında vereceğiniz gönüllülük faaliyetlerine ilişkin değerlendirme yapmak
  5. Boş iş pozisyonları veya vakıf faaliyetlerini duyurabilmek
  6. Vakfın faaliyetleri çerçevesinde konaklamanızı ve emniyetinizi sağlamak
  7. Sosyal medyada gönüllü hikayelerini paylaşmak
  8. Yasal yükümlülüklerin ve idari yetkili kurumların taleplerinin yerine getirilmesi amaçlı kayıtları tutmak
  9. Sizleri yeterlilik ve güvenlik açısından değerlendirebilmek
  10. Vakıf’ın toplum üzerinde yaratmış olduğu sosyal etkiyi ölçebilmek

5. Kişisel Verilerin Kimlere ve Hangi Amaçla Aktarılabileceği

Vakıf, Kişisel Verilerinizi, açık rızanıza binaen veya hukuken izin verilen diğer hallerde (ve Madde 4’te belirtilen amaçlar çerçevesinde) yurtiçinde ve yurtdışında bulunan depolama, arşivleme, bilişim teknolojileri desteği (hosting, bulut bilişim, e- posta ve diğer) veren kuruluşlar, işbirliği yapılan ve/veya hizmet alınan sigorta ve konaklama şirketleri, hukuk ve benzeri alanlarda destek alınan danışmanlık firmaları ve Vakıf’ın faaliyetleri ile ilgili sair alanlarda destek üçüncü kişilere (SMS ve e-posta gönderimi, CRM sistem desteği vb.) ve belirlenen amaçlarla aktarımın gerekli olduğu diğer üçüncü kişilere, iş ortaklarımıza ve yetkili kurum ve kuruluşlara (yurt içinde veya yurtdışına) aktarılabilmektedir ve/veya erişme açabilmektedir.

6. Kişisel Veri Sahibinin KVKK Madde 11 Kapsamındaki Hakları

Kişisel veri sahibi olarak dilediğiniz zaman KVKK’nın 11. Maddesi uyarınca aşağıda belirtilen haklarınızı veri sorumlusu olan Vakıf’dan talep edebilirsiniz.

Bu kapsamda sahip olduğunuz haklar aşağıdaki şekildedir:

  1. Kişisel verilerin işlenip işlenmediğini öğrenme,
  2. Kişisel veriler işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
  3. Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
  4. Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
  5. Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu çerçevede yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini talep etme,
  6. KVKK’ya ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca bu verilerin 30 (otuz) gün içerisinde silinmesini, yok edilmesini veya anonim hale getirilmesini ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
  7. İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
  8. Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğranması hâlinde zararın giderilmesini talep etme.

Yukarıda belirtilen talepler yazılı olarak veya Kişisel Verileri Koruma Kurulu (‘’Kurul’’) tarafından belirlenecek diğer yöntemlerle veri sorumlusu olarak Vakıf’a iletilecektir.

Bu kapsamda, yukarıdaki haklarınıza ilişkin talebinizi aşağıda verilen ve zaman zaman değişebilecek olan e-posta adresimize, kayıtlı elektronik posta (KEP) adresiniz vasıtasıyla, güvenli elektronik imzalı, mobil imzalı ya da tarafınızca Vakfa daha önce bildirilen ve Vakfın sisteminde kayıtlı bulunan elektronik posta adresinizi kullanmak suretiyle (kimliğinizi tespit edici belgeleri ekleyerek) veya yine aşağıda yer alan ve zaman zaman değişebilecek olan posta adresimize kimliğinizi tespit edici belgeler ile ıslak imzalı bir dilekçe ile elden teslim edebilir ya da noter aracılığıyla gönderebilirsiniz.

Kişisel veri sahibi olarak sahip olduğunuz ve yukarıda belirtilen haklarınızı kullanmak için yapacağınız ve kullanmayı talep ettiğiniz hakka ilişkin açıklamaları içeren başvuruda; talep ettiğiniz hususun açık ve anlaşılır olması, talep ettiğiniz konunun şahsınız ile ilgili olması veya başkası adına hareket ediyorsanız bu konuda özel olarak yetkili olmanız ve bu yetkinin belgelendirilmesi, başvurunun kimlik ve adres bilgilerinizi içermesi gerekmektedir.

Vakıf başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde (bir maliyeti olmaması halinde) ücretsiz olarak sonuçlandırır. Ancak, işlemin ayrıca bir maliyeti gerektirmesi hâlinde, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenecek olan tarifedeki ücret alınabilir. Başvurulara verilecek cevapların 10 (on) sayfayı aşması halinde, her sayfa için 1,00 (bir)TL işlem ücreti alınacaktır. Cevabın CD, flash bellek gibi kayıt ortamında verilmesinin istenmesi halinde, istenen kayıt ortamının maliyetine göre ücret talep edilecektir.

Veri Sorumlusu : Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı
Posta adresi : Merkez Mah. Firuze Sok. S-Blok No:5 Kat:4 D:79 PK:34406 Dap Vadisi, Kağıthane / İstanbul
E-posta adresi : info@fussiletvakfi.org

Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı Lighting Text Regarding Protection and Processing of Personal Data

1. Data Responsible

In the capacity of Data Responsible, in accordance with the Law No. 6698 on the Protection of Personal Data (“PPD”) as the Lighting Text for the Processing of Personal Data (“The Text of Lighting”) and the Fussilet Kura’anı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı (“Foundation”). We would like to inform you within the framework of our lighting obligation under the PPD.

If the personal data identity within the scope of PPD is any personal information (“Personal Data”) that is specific or identifiable, and if it is a special type of personal quality, race, ethnicity, political thought, philosophical belief, religion, sect or other beliefs, It refers to data on disguise and clothing, association, foundation or union membership, health, sexual life, criminal conviction and security measures, as well as biometric and genetic data (“Special Qualified Personal Data”). In this context, the definition of Personal Data includes your Personal Data with Special Qualifications.

Within the context of this text, people who provide assistance in the fields of activity and support (communication, resource, office, project) without any financial gain are considered as our volunteers and we aim to enlighten our volunteers and candidates with this text.

2. Collection Method of Personal Data and Legal Reasons for Processing

Your personal data is collected in connection with your transactions with the foundation and in the purpose and scope specified in section 4 below, either automatically or non-automatically, verbally, in writing or electronically, and by the following methods.

  1. The communication established at the stands opened by the foundation in public spaces and other environments,
  2. Applications you have made online through the official website of the foundation,
  3. Your website visits, cookies used to recognize you,
  4. Social media channels, Youtube, Google, etc. use of search engines,
  5. Volunteer candidate information form and / or voluntary commitment completed by you.

Legal reasons for processing your Personal Data are as follows:

  1. You have clear consent,
  2. To be clearly prescribed in laws,
  3. Processing personal data related to the establishment or performance of a contract,
  4. The person concerned has been made public by himself,
  5. Data processing is mandatory for the establishment, use or protection of a right,
  6. It is mandatory for our legitimate interests, provided that it does not harm your fundamental rights and freedoms.

The legal reason for processing in terms of your Special Qualified Personal Data is that your express consent exists.

3. Information Collected

The personal data we collect from you (including but not limited to your name, surname, T.R. ID number, contact information, work and education information, marital status information) is proportional to our processing purposes set out in section 4 below.

4. For What Purpose The Personal Data Will Be Processed

Your Personal Data is processed by the foundation for your explicit consent, or in other cases permitted by law, for the following purposes:

  1. To give information about the activities of the foundation,
  2. To make your invitation to the foundation for the purpose of promotion and education,
  3. Organizing the tasks you will undertake and giving information about the tasks,
  4. To evaluate the volunteering activities that you will provide outside of education services.
  5. Announcing vacant job positions or foundation activities,
  6. To ensure your accommodation and safety within the framework of the foundation’s activities,
  7. Sharing volunteer stories on social media,
  8. Keeping records to fulfill legal obligations and demands of administrative authorities,
  9. To evaluate you in terms of competence and security.
  10. To measure the social impact of the foundation on society.

5. To Whom and For What Purpose The Personal Data Can Be Transferred

Organizations that provide storage, archiving, information technology support (hosting, cloud computing, e-mail and other) at home and abroad, in accordance with your explicit consent or other legally permitted (and within the framework of the objectives stated in Article 4), Support to third parties (SMS and e-mail sending, CRM system support, etc.) and transfer for the specified purposes, in cooperation with the insurance and accommodation companies, consultancy firms in law and similar areas, and other areas related to the activities of the foundation. It can be transferred to other third parties, business partners and authorized institutions and organizations (at home or abroad) and or open access.

6. Rights of Personal Data Owner Under Article 11 of PPD

As a personal data owner, you can request your rights stated below from the foundation, which is the data controller, in accordance with Article 11 of PPD.

The rights you have in this context are as follows;

  1. Learning whether personal data is processed or not,
  2. Requesting information about this if personal data has been processed,
  3. Learning the purpose of processing personal data and whether it is used in accordance with its purpose,
  4. To know the third parties to whom personal data are transferred domestically or abroad,
  5. In the event that personal data are incomplete or incorrectly processed, to request their correction and to request notification of the transaction made within this framework to third parties to whom personal data is transferred,
  6. In accordance with the provisions of the Regulation on the Deletion, Destruction or Anonymization of Personal Data in the event that the reasons requiring its processing are eliminated, although it has been processed in accordance with PPD and other relevant legal provisions, this data will be deleted, destroyed or anonymous within 30 (thirty) days. Requesting that the transaction made in this context be notified to the third parties to whom the personal data is transferred,
  7. To object to the emergence of a result against the person by analyzing the processed data exclusively through automated systems,
  8. Requesting the removal of the damage in case the personal data is damaged due to illegal processing of the data.

The above-mentioned requests will be forwarded to the foundation in writing or as a data controller by other methods to be determined by the Personal Data Protection Board (”Board”).

In this context, you can use your e-mail address with your secure e-mail, mobile signature, or previously notified to the foundation and registered in the system of the foundation through our registered e-mail address, which you may change from time to time, your request regarding your above rights. You can deliver it by hand (by adding documents that identify you) or by handing it with a wet signed petition to our postal address below, which may change from time to time, or send it through a notary.

In the application containing explanations about the right that you have as a personal data owner and that you have made and requested to use your rights mentioned above; If the subject you are requesting is clear and understandable, the subject you are requesting is related to your person or if you are acting on behalf of someone else, you must be specially authorized in this regard and this authorization must be documented and the application must include your identity and address information.

The foundation concludes the requests in the application, free of charge, as soon as possible and within thirty days at the latest (if there is no cost). However, if the transaction requires a separate cost, the fee in the tariff to be determined by the Personal Data Protection Board may be charged. If the answers to the applications exceed 10 (ten) pages, a transaction fee of 1.00 (one) TL will be charged for each page. If the answer is requested on the recording medium such as CD and flash memory, a fee will be charged according to the cost of the desired recording medium.

Data Responsible : Fussilet Kur’an-ı Anlama, Anlatma ve Yardım Vakfı
Post Address : Merkez Dist. Firuze Str. S-Block No:5 Flo:4th Apt: 79 P.C: 34406 Dap Vadisi, Kagithane / Istanbul
E-Mail address : info@fussiletvakfi.org

>